|
|
Oğuzhan 24 ay önce
ActivityRank: 2
İlk etapta en pratik hareket bloglarımızın logolarına şerit çekmemiz olur
sanırım ama ne kadar etkili olur hiç bir fikrim yok? Basın bildirisi ve gösteri iyi bir fikir yapalım! |
|
|
Hasan Ozgan 24 ay önce
ActivityRank: 8
Merhaba, Türkiye'de bu sansür yasası çıkmadan önce, Mustafa Akgül hoca çok fazla yanlışlıklar içeridğini anlatmaya çalıştı Bu kanun çıkarılırken konunun uzmanları olan bizlere ve STK'larımıza danışımadı. Mustafa Akgül hoca ile irtibat halinde olmak gerekir. Bence daha doğru eylem ve aksiyonlar almamız için bize destek olacak ve yol gösterecektir. Bu konuda başlattıkları kampanya ve bannerları aşağıdaki adresten erişilebilir. http://kampanya.org.tr/sansur/ Kamuoyu oluşturacaksak dikkatli olmalıyız. Çünkü, Akademik Bilişim 2006'ya katıldığımda İletişim Bölümünden bir eğitmen böyle bir kanunun gerekli olduğundan ve denetlenememesinin getirdiği konular ile ilgili, sansürlerin gerekliliği ile ilgili bir sunum yapmıştı. Bu sebeple medyanın bizim eylemlerimizi yanlış yere çekeceğine dair endişelerim var. Çocuk pornosu gibi konulara karşı sağlam bir çözümü içinde bulunduran ve internetin özgürlük olduğunu belirten bir bildiri sunmamız gerektiğini düşünüyorum. Bunun için en güzel zaman 7-10 Nisan tarihlerinde kutlanacak olan İnternet Haftası sanırım. Logo'ya çizgi çekmenin çok ses getireceğini ben düşünmüyorum. Ben ekşi sözlüğün niye yaptığını anlamamıştım bile. |
|
|
Atakan Eser 24 ay önce
ActivityRank: 2
Merhaba Arkadaşlar, Öncelikle şunun farkında olmalıyız ki, yasa çıkmadan önce de takip ettiğimiz siteler mahkeme ile kapatılıyordu. Yasa ile mahkeme süreçleri kısalmış olabilir veya çerçeve genişlemiş olabilir. Bu yüzden hareket ederken önce neydi sonra neydinin iyi bir dökümü çıkarılıp geleceğe yönelik olarak bir çözüm önerisi sunmak gerek. Bunları politize ve siyasi bir havaya girmeden yapmak gerekli. Diğer türlü ya hükümet ya muhalefet tarafına angaje olunmuş olur ki çok bir çözüme gideceğini zannetmiyorum. Hasan Ozgan'ın dediği gibi sağlam bir çözüm fikri sunmadan ortalığı siyah flamalara bürümenin bir faydası olacağına ben de inanmıyorum. Oturup güzelce fikirler tartışılır ve yasaklamalara karşı bakın şu şu şekilde yapılsa daha iyi olur diye yorum getirilip ilgili kanun ve kurallara ek maddeler ile esneklik getirtilmesi sağlanabilir. Bunlardan biri mesela YouTube.com'u kökten kapamak yerine sadece ilgili içeriğin yasaklanmasını tavsiye etmek olabilir ki zaten konu ile ilgili yazan yazarların bir kısmı bunu söylüyordu. Bu durumda her iki tarafta rahat etmiş olur. Atakan Eser |
|
|
M.Ozan Hazer 24 ay önce
ActivityRank: 6
Komik olan nokta savcı ya da hakim kafasına göre site kapatabiliyor. Önce
kapatayım da sonra soruştururum gibi bir mantık hakim bu da yargısız infaza
giriyor aslında. Bu konuda öncelikle savcı ve hakimlerin bilinçlendirilmesi lazım. İnternetin ülkemizde özellikle bizden önceki jenerasyon tarafından ne kadar az bilindiğinin hepimiz farkındayız sanırım. Bu kapatma kararı veren konumlardaki kişilerin önceki jenerasyon olduğu düşünüldüğünde hakim ve savcıların patır kütür site kapatmalarını interneti tanımamalarına bağlıyorum. Zaten gergin olan ortama bir de açıklaması olmayan siyah kurdela yanlış yönlere çekilebilir sonuçta kapatılma nedeni yanlış bilmiyorsam Türkiye'ye ve Atatürk'e hakaret gibi önemli gerekçelere sahip. Kötü niyetlilere malzeme vermemeliyiz bence. Kınama, eleştirme yerine çözüme yönelik birşeyler yapılması ile ilgili düşüncelere katılıyorum ben de, ve odaklanmamız gereken noktanın bilinçlendirme olması gerektiğine inanıyorum... |
|
|
İdris Cin 24 ay önce
ActivityRank: 2
Merhabalar, Tepki vermek adına gösteri yapılabilir, ancak uzun vadeli ve kalıcı bir çözüm istiyorsak konuyu iyice araştırmalı ve kabullenebilir bir çözüm sunmalıyız. Yani Hasan Ozgan ve Atakan Eser in yazdıklarına katılıyorum. Çözümün bulunması ve etkili bir şekilde sunulması için ise gönüllü bir komisyon oluşturulup, peryodik toplantılarla çalışma yapılması taraftarıyım. Bu gönüllü komisyonda bilişim sektöründe faaliyet gösteren; teknik uzman, yönetici, hukukçu, girişimci, yatırımcı vs gibi çeşitli vasıflarda kişiler bir araya gelmeli. Çünkü bu şekilde ortaya çıkacak çözümde geniş bir kitlenin imzası olacağı için kabullenebilirliliği de yüksek olacaktır. Gönüllü komisyon oluşturulması ile ilgili fikirlerinizi bekliyor ve konuyu gündeme getiren Emre Sokullu ya teşekkür ediyorum. Sevgi ve Saygılarımla, İdris Cin |
|
|
Deniz 24 ay önce
ActivityRank: 6
Hasan Özgan arkadaşında söylediği gibi bu konunun çözümü için sivil topluk
kuruluşlarına danışılmalıydı fakat bu yapılmadı. Şimdi iyi bir teklif sunmadan
bir şey yapmanın anlamsız olacağı görüşüne katılmıyorum. Eğer hükümetin
anlaşmak gibi bir niyeti varsa ki daha önce hiç böyle bir şey yaptığına şahit
olmadım, zaten daha önce çok defa tekrarlandığı üzere stk'larla bir araya gelip
bu konunun çözümü için sunulan önerileri dinleyebilir. Daha ayrıntılı bilgi
için http://kampanya.org.tr/sansur/ ziyaret edebilirsiniz.
|
|
|
The Chief 24 ay önce
ActivityRank: 176
Bazilarimiz "konu iyice arastirilmali ve kabullenebilir bir cozum sunmaliyiz"
diyor. Oncelikle sunu belirteyim, Bence konuyu iyi arastiracak zamanimiz yok. Her gecen gun imajimiz zedeleniyor, ozgurluklerimiz geri donusumsuz bicimde kisitlaniyor; gittikce bunlari sindirir hale geliyoruz ve bir adim daha ileri gidiliyor, tepkiyi simdiden gostermek lazim. Cozum icin ise, burada dunya standartlarini takip etmekten baska yapacak birsey yok. Cok ileri data mining teknikleriyle ancak yasaklanmasi gereken seyler yasaklanabilir. Neler yasaklanmali, bu da cok onemli. Mesela cocuklari iceren adult content, insan haklarini ihlal eden seyler. Herkes bunlar uzerinde calisiyor zaten su anda. Ama bizde yasaklanan nedir? Yunanistan'dan birkac cocugun Ataturk'e yaptigi yakistirmalar mesela kapatti YouTube'u. Bence burda asil suc boyle cocukca birseyi gundeme tasiyip, halka gaza getiren medyada. Boyle seyler dunyanin heryerinde oluyor ama medyanin bunu bu noktaya getirmesinin ne mantigi var. 15 yil once Kardak Krizinde ilk gunden, durup dusunmeden, bizim ordumuzun sayilariyla Yunan ordusunun sayilarini yan yana getirip halka gaza getirenler 12 yil sonra Yunan muzigini radyolarinda 1 numaralara tasidilar, AB icin Yunan da Yunan yanip tutustular. Medyamizin olgunlasmasi lazim, ama neyse bu ayri konu. Oysa bunun guzelligini gormemiz lazim. Internet iste bize bu olanagi sunuyor; ordaki adamin Ermeni meselesi hakkindaki dusuncelerini de gorup dusunebiliyoruz, ne kadar fanatik de olsa onlarin argumanlarini gorebiliyoruz, at gozluklerinden kurtuluyoruz. Diger Netlog vs orada ne oldu, ne kapattirdi bilmiyorum. Adult content deniyor gene ama.. Ama biseyleri bu sekilde saklamaya calismanin kimseye bir yarari yok. Adult'sa oradan bulamayan baska yerden bulur; Ermeni meselesi propogandalariysa, ordan duyamayan kulaktan dolma duyar vs vs vs... Seffafligi icimize sindirmemiz lazim. Bildigim sey; bu konuda dunyanin izledigi yolu izlememiz gerektigidir. Ben aslinda baska modelleri 1'e 1 takip etmenin karsisinda olan biriyimdir normalde; ama bu noktada gercekten baska birsey yok. Nasil duyuluyor? Ya Cin, Pakistan'in yaptigini yapacagiz, ya da digerlerinin yaptigini. Hangisini yapmaliyiz? Bence digerlerinin yaptigini yapmaya calisirken, en ileri data mining konulari uzerinde kafa yormak en iyi cozum. --- Bu soylediklerim hepimizin bildigi seyler zaten. Ama iste bunlar temelinde bi basin bulteni hazirlanip eyleme gecilebilir bence, zaman kaybetmeden. Altini cizmemiz gereken sey; siyaset yapmiyoruz, bu siyaset bagimsiz bir ozgurlukler meselesi. Ki ozgurlukler baglaminda Turkiye'nin temel tasi neler neler tartisilirken, bu en basit ozgurluk degil mi? Bunla ilgili duzenlemelerin yapilmasi lazim. Ben Mustafa Akgul hocayla da bir iletisime geceyim. Bu arada boyle bir izinli eylem yapmak istesek kimler katilir merak ediyorum, bunu gormek icin bir davetiye gonderecegim. |
|
|
Deniz 24 ay önce
ActivityRank: 6
İzinli gösteri için bir tarih alınırsa şu tarihte şu nedenlerden dolayı bir
gösteri düzenlenecektir diyerek buradaki davetiyeye nazaran çok daha büyük bir
kalabalık toplanabilir. O yüzden sadece burasıyla sınırlı kalmayalım. Diğer
sivil toplum kuruluşları da yasağın ilerde ne gibi sakıncalar getireceği
anlatıldıktan sonra bizlere destek olabilirler.
|
|
|
Hasan Ozgan 24 ay önce
ActivityRank: 8
Selam Millet, Bu konuda eylem yapalım. Evet. Mümkün olduğu kadar hızlı hareket edelim. Evet. Peki ne yapalım. Neyi savunacağız! Haklı olduğumuz nokta nedir? Haklı olduğumuzu kime anlatacağız. Halka mı? Hükümete mi? Yoksa Telekom Kurumuna mı? Yargıya mı? Modern Türk Tiyatrosu'nun kurucusu Muhsin Ertuğrul, Darül Beda-i'de (Şehir Tiyatrosu) halkı bilinçlendirecek ve eğitecek oyunlar sahnelermiş. Kimi zaman sofra adabını anlatan bir oyunu, kimi zamanda buzdolabı o zaman ki Türkçemizde ki adıyla refrigirator gibi oyunları sahnelemiş. Yani tiyatro ile insanları aynı zamanda eğitmiş. Belki tiyatrosunda anlattıkları önce alay konusu olmuştur muhakkak. Fakat insalar birbirlerine anlata anlata yani ağızdan ağıza pazarlanarak halk bilinçlendirildi. Hackers & Painters isimli kitapta Paul Graham söylenmemesi gerekenlerin her zamanda değiştiğinden söz eder. Her zaman ve mekanın tabusu farklı olabilir. Ve zamanla değişir. İnsanla bile. Şöyle örnek vereyim. Geçen yüz yıl padişah laf söylesek ne olurdu. Tamda Kızıl Sultan dönemi. İçinde bulunduğumuz zamanda ne olur. Hiçbirşey. ! Peki aynı olayı zamanın Amerikan başkanı Bush'a yapsak. Yine hiçbirşey olmaz. Farklı mekandayız değil mi? Ama Amerika'da da birşey olmaz. Bknz. Pink ve Mr. President. Anlatmak istediğim, amerika şeffaf vs. değil. Söylenmemesi gereken tabuların büyük bölümü yıkılmaya mahkum. Sadece halkın bunu idrak etmesi kabullenmesi gerekiyor. Bizden bir örnek vermek gerekirse; dün programızın kaynak kodlarını açsak Microsoft bize deli derdi bugün ise kahraman diyor. Bütün bunları neden anlattım ! Öncelikle bizim amacımız internet kültürünü, şeffaflığını, düşüncelerin özgürce dolaştığını bununla beraber kötü düşüncelerin bu ortamdan dışlanması gerektiğini anlatmamız gerekir. Bugün Yazılı ve Görsel medya tarafından Hacker kelimesi halen Bilgisayar Korsanı anlamıyla kullanılır. İnternet ile beraber, zaten tekel olan yazılı ve görsel medya gözümden iyice düştü. İnternet ile güvenilir bir medya ağı ortaya çıktı. Youtube, Slashdot bunlara bir örnek. Bence anlatmak istediklerimizi, müzikle, kısa filmlerle ya da tiyatro oyunları ile anlatalım. Bunların içine Facebook, Msn, Youtube gibi isimleride ekleyelim ki merak unsuru oluşsun. Bu şeyler komik ve etkileyici olsun. Ben bu tartışma ilke başladığı anda bir tiyatro oyunu yazmak için kolları sıvadım. Söylediklerim belki biraz uzun vade ama. İnternet kültürünü anlayıp bizim çevremizdekilere anlatmamız sonucu bugün başımıza bunlar geldi. Bu sebeple bu sansüre en çok karşı olan bizler aynı zamanda bu sansürün sebebiyiz. Bugüne kadar yasaklayarak iş gören devlet yapımız, yasaklara karşı özgür bir ortam olan internette bildiklerini uyguladığında tüm dünya bu ülkeye gülüyor. Şeffaflık interentin özünde var. Düşünceye özgürlük. Doğruyu birlikte bulma özünde var. İnternet sansürü ilk çıktığında yazdığım bir hiciv örneğinide burada sizinle paylaşmak istiyorum. susturun geveze meftamı ! internet tüm dünyada özgür neden ülkemde uygulanır sansür düşüncelerimi yasaklayacağını sanmak nasıl bir zekanın ürünüdür internet globaldir ve hür avrupalı olacağız dersin gür gür seni bu kafayla avrupa'ya alacak hürriyet bilmez bir dürzüdür sanki bu yasaklar kötü bir düştür meddah bu durumdan üzgündür sazım var, kırsanda kalemimi be ahmak! haksızlığa türküler yakacağım gündür mahpus yattığında yanındaki güldür eskiyi unutman beni pek düşündürür interneti yasaklamak, hayatı yasaklamak geveze meftanın ölüm sebebi iki yüzündür |
|
|
Harun Pekşen 24 ay önce
ActivityRank: 6
Selam, Ben bu konunun temel sebebinin Ozan'ın söylediği jenerasyon farkı olduğunu düşünüyorum. İnterneti hiç tanımayan kişilerden Emre'nin ileri data mining teknikleriyle sansür uygulamasını beklemek şu an için hayal gibi görünüyor. Sansür tamamen kaldırılamayacağına göre en kalıcı çözüm bu kapatma kararlarını veren komisyonun içerisinde sektörden kişilerin bulunması. Bir de devlet kaynaklarından bu işin altyapısının (data mining teknikleri) hazırlanması için bir kaynak ayrılması. Bence tepki bu odakta olursa daha yapıcı olacaktır. Hem kaybedecek zamanımız yok, hem de tepki özellikle ülkemiz medyasında çok rahatlıkla saptırılabilir. |
|
|
Deniz 24 ay önce
ActivityRank: 6
#Harun Dediklerinde haklısın fakat sorun zaten sansür uygulayan ya da yasayı yapan komisyonun interneti hiç tanımayan kişilere yaptırılması ve bir bilene sorulmamasıydı (bilenler yardım etmek için çok kez teklif götürmüş olmasına rağmen) Buradan http://kampanya.org.tr/sansur/ yapılan çalışmalar hakkında ufak bir bilgi alabilirsiniz. |
|
|
Harun Pekşen 24 ay önce
ActivityRank: 6
Deniz, Kampanya bildirisini okudum. Yaşanılan durum yalnızca internetin değil bu ülkenin genel problemi (örnek: 20 yıldır tatil yapmayan turizm bakanı). Bu nedenle yapılacak bürokratik girişimler ilk etapta pek de bir sonuç vermeyecektir. Şahsi görüşüm öncelikle akıllı ve hedef odaklı bir internet kapmanyasıyla bu tepkinin oluşması (logo veya sayfa karartmaların etkili olmayacağı konusuna katılıyorum). Daha sonra belli bir güç ve destek olduktan sonra (eğer bu site telekom tarafından kapanmazsa) halihazırdaki STK'larla birlikte bürokratik girişimlerde bulunulabilir. |
|
|
Taner SS 24 ay önce
ActivityRank: 2
Gönülden destekliyorum, duyurmaya çalışacağım bu eylemi.
|
|
|
selam.tu.x 24 ay önce
ActivityRank: 2
Sitemizi kapatalım, tıpkı engellenen sitelere ulaşmaya çalıştıpmızda karşımıza
çıkan uyarı mesajının içeriğini eylem 2.0 için düzenliyerek (sivil toplum
hareketi'nin 125 nci maddesine karşı işlenen özgür olma yasağını çiğnediği için
bu siteye erişim durdurulmuştur, ama siz yinede şuraya tıklayarak
erişebilirsiniz gibi) kendi web günlüklerimiz veya özel bölümlerimizi kaptalım.
|
|
|
Umit Kurt 24 ay önce
ActivityRank: 2
Sorunu tanımlarken bence sansür kelimesini kullanmak kendi ayağımıza kurşun
sıkmak gibi bir şey. Çok önce bir arkadaş bu erişim engellemelerden sonra Great
Firewall Of China sitesinin benzerini Türkiye için İngilizce - Türkçe olarak
hazırlayıp tepki gösteriyor sözde. Bu tepkinin neye hizmet ettiğini
düşünebiliyor musunuz? Bu erişim engellemeler zaten bizi Çin gibi ülkelerle
yanyana getirirken birisinin bunu tüm dünyaya ilan etmesi gibi bir şey.
Yapılanların saçmalığına ve yanlışlığına hepimiz tepkiliyiz. Ama bu tepkimizi
gösterirken bilinçsizce hareket etmemeliyiz. Sorun 5651 sayılı yasada
değişiklik yapılarak ve hukukçuların konu hakkında bilinçlenmesini sağlayarak
çözülebilir. Ülkemizde ve dünyada pek çok önemli olay olurken gündemimizi işgal
eden bir iki konu var sadece sürekli olarak. Bir yerlerde toplanıp gösteri
yapabiliriz ama bu büyük medyada bir iki dakikalık haber olur. O da
belki. Bence benden önce yazan arkadaşın söylediği tarzda bir tepkiyle başlanabilir. Bir mail kampanyası düzenlenebilir. Milletvekillerine ve köşe yazarlarına mailler gönderilebiliriz. Büyük medyamızı değil ama internet portallarını da bu işe dahil etmeyi başarabilirsek sesimiz daha gür çıkacaktır. |
|
|
Ekim Nazım Kaya (botego) 24 ay önce
ActivityRank: 122
Emre'nin önerisiyle, 5 Nisan'da Web seminerleri'nin dördüncüsü bu konuya
ayırabiliriz. Seminerlerin ilk bölümünde bu konudaki en yetkin avukatlardan
olan Gökhan Ahi konuya değinmişti:
http://www.webseminerleri.com/aralik2007.htm Ama Nisan'dakini, bu konuda duyarlı herkesin bir araya geleceği bir foruma çevirmemiz mümkün. Basının da ilgisi olacaktır, en azından Radikal'den Serdar Kuzuloğlu'nun desteğini kolayca alacağımızdan hiç şüphem yok. Bu öneri çoğunluk tarafından uygun bulunursa kısa sürede etkinliğin içeriğini netleştirmemiz gerekecek, zira duyuru için yalnızca bir haftamız var. |
|
|
Hasan Ozgan 23 ay önce
ActivityRank: 8
İnternet Yasakları : Hukuki, Teknik ve İnsanı Boyutları Paneli Zaman: 9 Nisan Çarşamba 2008 15:30 Yer: Kadir Has Üniversitesi, Cibali Türkiye Bilişim Derneği İstanbul Şubesi Bilişim Hukuku Çalışma grubu ve Kadir Has Üniversitesinin birlikte düzenlediği panelde İnternet üzerindeki yasakların ve baskıların teknik, hukuki ve insani boyutu tartışılacak. Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsünde gerçekleşecek panele katılımlarınızı bekliyoruz. Konuşmacılar Doç.Dr. Tekin Memiş, FSEK.m.Ek-4 ile 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesinin karşılaştırılması Doç.Dr. Savaş Bozbel, Internet Servis Sağlayıcılarının, Fikri Hak İhlallerinde Kullanıcılarının Bilgilerini Verme Yükümlülüğü Var mıdır? - Avrupa Adalet Divanının Promusicae/Telefónica Kararı ve Türkiye İçin çıkarsamalar" Doç.Dr. Mustafa Akgül, Internet Yasakları: Türkiye Merkezli İnternet mi? Arş.Gör. Mete Tevetoğlu, İnternet ortamındaki ihlallerde Türk Mahkemelerinin Yetkisi Arş.Gör. Ceyda Cimilli Akaydın, .tr alan adları tahsisi, kurallar ve sınırlamalar |
|
|
Efe Göktoğan 23 ay önce
ActivityRank: 4
Merhaba arkadaşlar; Damdan düşmüş gibi lafa girmemek için kendimi tanıtayım: Ben barcamp'te Nasty Industry isimli sunumu yapmış olan Efe Göktoğan. Türkiye Yeşillerinin bir üyesiyim. Biz önümüzdeki günlerde İnternet'te sansüre karşı bir kampanya başlatacağız. Kampanya deyince sadece bildiri yayınlama ve miting yapma olarak düşünmeyin olayı. Hukukçuları ve bilişim akademisyenlerini davet edeceğimiz bir forum, bu forum nihayetinde oluşturulacak bir yasa değişikliği önerisi ve bir de imza kampanyası ile bütünlüklü bir kampanya düşünüyoruz. Wiki'deki eylem planında parça parça hareket edilmemesi ve bu konuda çalışan diğer kuruluşlarla birlikte hareket edilmesi istenmiş. Bu nedenle kampanya yürütmek konusunda deneyimli bir grup olan Yeşiller ile işbirliği yapmanızı öneriyorum. (Yeşiller işin bürokratik ve organizasyonel kısmını üstlenirken, internet üzerinden yürütülecek aktivizmi ve işin teknik boyutunun propagandasını da sizler üstlenebilirsiniz.) Politik taraf olmamak isteyen arkadaşların çekincelerini anlıyorum. Ancak internet'in sansürsüz olmasını savunmak baştan aşağı özgürlükçü bir politik duruştur. "Yeşiller kimdir?" ya da "Yeşiller internet ve sansür hakkında ne düşünür?" derseniz; www.yesiller.org adresine ve http://www.yesiller.org/V1/index.php?option=com_docman&task=doc_download&gid=1&Itemid=36 adresindeki program taslağının "Teknoloji ve Tasarım" ve "Sanat" başlıklarına göz atmanız yeterli. Son olarak; eğer Yeşiller ile ortak kampanya yapmayı düşünmezseniz bile ben düzenlenecek organizasyonda/eylemde yer almak isterim. |
|
|
The Chief 23 ay önce
ActivityRank: 176
Buldum! Sembolik olarak Google, Yahoo, Facebook, Amazon ve eBay'e teker teker
dava acalim! Basinin onunde... Turkiye karanliga gidiyor diye... Kanitlarimizi
da cidden gosterelim. Yok Facebook'da wall'larda dolasan resimler, Google'dan
erisilen icerikler vs... Boylece bu isin sonu olmadigini da bir anlamda
gostermis oluruz. Diger fikirler de geliyor. Bu arada gonullu tasarimciya ihtiyacimiz olacak; kim var? PS: kesinlikle diger resmi teskilatlarla isbirligine girilmesine varim. Ama bu siyasi bir durus argumanina katilmiyorum, o zaman hersey siyasi bir durus, gerek yok politize olmaya, o cerceveden gormeye... siyaset sadece kafa karistirir bu konuda, hic bulasmayalim - ama herkes bireysel olarak katilmak da elbette ozgur. PPS: Yesiller partisi de mi acildi ya, ne guzel |
|
|
emrek1 23 ay önce
ActivityRank: 2
Hayırlı olsun google groupsu da uçurmuşlar |
|
|
Efe Göktoğan 23 ay önce
ActivityRank: 4
Henüz Yeşiller partisini henüz kuruyoruz. Biz kampanya'da zaten siyasi bir
vurgu yapmayı düşünmüyoruz. O benim şahsi yorumumdu Bu arada google groups ile ilgili haber ana akım medya'da, bir sürü gazete'nin internet sayfasında haber "google kapandı" şeklindeydi. Ne kadar gereksiz bir abartı. Adamlar rating için artık açık açık yalancılık yapıyor. |
|
|
Erk Subasi 23 ay önce
ActivityRank: 2
Emre'nin fikri cok yerinde bence. Google Groups'un kapatildigini duyduktan
sonra birebir aynisi gecmisti aklimdan. Benzer hissiyatlara sahip baska bircok
insan oldugunu ve boyle dikkat cekici bir kampanyanin ihtiyacimiz olan baskiyi
yaratacak kamuoyunu olusturacagini dusunuyorum. Aksi takdirde karar
mekanizmalarinin basinda oturan insanlarin o yuce dikkatine mazhar olabilmek
icin daha cok beklememiz gerekecek gibi duruyor. ( AB uyum yasalari
cercevesinde zorlaniriz hani belki bir 5 seneye.... ) Aramizda hukuki surecin
isleyisine dair bilgisi olan varsa, bizimle burada bilgilerini paylasmasini
rica ediyorum.
|
|
|
Hasan Ozgan 22 ay önce
ActivityRank: 8
Herkese Selam, Internet yasası ile ilgili http://www.sansurehayir.org/ isimli bir site hazırladık. Neler yapmalıyız ve ne gibi sorunlar yaşıyoruz. Hukuken neler yapmalıyız gibi başlıklar mevcut. Bu alanda ortak bir beyin fırtınası yaratabiliriz. Ayrıca bu konuda birçok yazi(http://turk.internet.com/dosya/0802/yazilar/) yazmış olan turk.internet.com topluluğu ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı 5 Mayıs günü Ankara da internet yasakları ve 5651 maddesi ile ilgili bir panel düzenliyor. 5 Mayis 2008 Saat 17.30 Ankara Barosu kültür Merkezi Panel: " İnternet yasakları: 5651 nolu Yasa ve ilgili Yonetmelikler" Panelistler: Osman Nihat Şen, Telekomunikasyon Kurumu - TIB Mustafa Akgul - Bilkent U Fusun Sarp Nebil - turk.internet.com Av. Özgür Eralp, Ankara Barosu Av. H. Çagatay Cengiz, Ankara Barosu Yer: Ankara Barosu Kültür Merkezi Ihlamur Sok. No:1 Sıhhiye - Ankara Saat: 19.30 Kokteyl |
|
|
Harun Pekşen 22 ay önce
ActivityRank: 6
Şu an bu panelin başlamasına 5 dk. var ve Youtube tekrar yasaklandı. Yorum yok. |
|
|
ozguralaz 22 ay önce
ActivityRank: 2
Bence bu konuda en onemli nokta internet kullanicilairnin, yasaklarin aslinda
kendilerini kisitlayan, kendi ozgurluklerini elinden alan bir sey oldugunun
farkina varmasidir. O unlu soze bende katiliyorum. "her millet layik oldugu sekilde yonetilir". TUrk insaninin bu sekilde yasamayi kabullenmesini saglamadan yapilacak diger cozumler hep gecici kalacaktir. Bu farkindaligi yaratmak icin onerim, ( http://www.worldwithoutoil.org/metaabout.htm ) projesi gibi ortak bir projeye baslamak. WWO, dunyanin petrolsuz kalacagi senaryosu uzerine kurulmus. "Bu durumda dunyada ne olur?" diye insanlari hayal kurmaya ve senaryo gelistirmeye davet ediyor. Insanlar blog postlarla/video/fotograflarla senaryolariyla katiliyor. Kimisi, su savaslarinin baslamasi, cesitli canli turlerinin yok olmasi gibi durumlari paylasirken, kimisi siradan bir insanin hayatindaki zorluklari, mucadeleyi gundeme getiriyor. Bizde "sansurle yasayan Turkiye" tarzi bir senaryo ile basliyabiliriz. Kisa bir senaryo yazariz, "Turkiye'de internet sansurleri devam ediyor, youtube, blogger, google vb. yasak. Mahkeme bunun gerekli oldugunu savunuyor, bu durumda Turkiye'de neler olurdu?" Bunun ile ilgili insanlri "ozgurlugu elinden alinmis Turk internet kullanicisinin hayatinin nasil olacagi konusunda dusunmeye ve icerik uretmeye davet ederiz. Kimisi, asilsiz ermeni iddialarina karsi Turk internet kullanicisi tepki veremedigi icin dunya insaninin tek tarafli yorumlarla dolduruldugunu anlatir, kimisi internette is yapmaya baslayan bir sirketin sansur nedeniyle nasil islerinin durdugundan bahseder, kimisi internetteki son bilgilere erisemeyen doktora ogrencilerinin hayatindan bahseder vb. Herkesin katilimina acik bir sitedir bu site. Paylasilabilir araclari vardir, (arkadasina gonder //basina gonder // telekominikasyon kurumuna gonder gibi) Icerigin PR degeri vardir. Insanlarin getirecegi yaratici icerik ile amacimiza ulasmada buyuk katkisi olacaktir. Bu durumu gercekten yasamadan bunu degistirelim diye insanlari cagiriyor. Dunya'da tukenme noktasinda, fiyatlar tavan yapmis, kuraklik dunyadaki gida stoklarini eritmis ve bunun getirdigi devasa sorunlar Bu konuda benim onerim farkindalik yaratmak icin sansurleyasayanTurkiye.com gibi bir ortak projeye basliyabiliriz. Bu projede http://www.worldwithoutoil.org/metaabout.htm |
|
|
mehbaliyev-reshad 22 ay önce
ActivityRank: 2
Uzr dilerim movzudan kenar yazdigim ichin, bana Istanbul BarCamp-inin
organizatorlarindan bir kishinin e-mail unvanini vere bilermisiniz? menim
e-mailim rashad_m@barcamp.az
|
|
|
The Chief 22 ay önce
ActivityRank: 176
@mehbaliyev-reshad: ben, email'im esokullu@gmail.com - ya da burdan private
mesaj da atabilirdin aslinda, zaten mail'e gidiyor. @ozguralaz: katiliyorum, cok iyi bir fikir. Bastan beri ben de bir kareket yapilmasini oneriyorum, oneriler de sundum, hatta wiki'de hareket planimiz var. Senin fikrin cok iyi bir ornek teskil ediyor, onla sekillendirebiliriz bu hareketi. Onceki malzemelere de bir goz atmani oneririm, sonra somut birseyle ortaya cikalim. Hatta bi ara bi conference call duzenleyelim; asenkronize iletisimle yurumuyo isler, cok yavas oluyor. Bu arada bir insider bilgi. Facebook'a hala bisey olmamasi enteresan degil mi? Bu konuda FB cok emek harciyormus. Hatta bikac hafta once Mark bizzat Turkiye'ye ugramis. Ne konustu ne etti tam bilmiyorum ama su ana kadar 2 kere Turkish Government'tan imzali 2 faks almislar. Bunlar hep sansurleme request'leriymis. Facebook da government boyun egmis, egmesek buyuk trafik kaybedecegiz diyolar. Masallah sivil toplum orgutlerimizden de bayagi faks geliyomus; ama onlari takmiyolarmis, sadece IP restriction ile goz boyuyolarmis. Isin ozu su: ozgurluk cok icimize sinmemis sanki. Ama dedigin gibi bir senaryo gosterimiyle bi yerlere variriz. VE lutfen artik biseyler yapalim; uyuyanlar da uyansin artik! Conference call teklif ediyorum. Ozgur sen ben. Ve elini tasin altina sokmaya hazir kisiler de lutfen varim desin, ne yapabilecegini soylesin. Ondan sonra 3-5 kisi secip harekete baslayalim. |
|
|
kaan.bingol 22 ay önce
ActivityRank: 2
Ozgur, Emre katiliyorum. Conf. call ve sonrasindaki hareket planinda
yaninizdayim. Gelecege donuk senaryo iyi fikir, bununla birlikte konuyu sadece internetle sinirlamak etkisini azaltabilir. TR'de temel haber alma ve fikir ifade mecrasi internet degil sonucta. Bir site kapanmis yaygara yapiyorlar algisini asacak, toplumda etki yaratacak ve konuyu ifade ozgurlugu gibi temel bir hakkin savunulmasina baglayacak bir senaryo/kurgu gerek. Sonucta yardima hazirim. Selamlar, |
|
|
ibrahim.ulga 22 ay önce
ActivityRank: 2
Merhaba arkadaşlar, Sansüre hayır kampanyasını destekliyorum. Aksiyon grubunda olmayı isterim. Emre bu arada eğer grafiker bulunmadıysa ben yardıma hazırım. ibrahim.ulga@erkyazilim.com.tr adresimi biliyorsundur. Hareket planı noktasında beraber hareket etmekte fayda var. Belirli bir zamanda bir yerde buluşulup ne yapılacağına karar verilebilir. Emre sende müsait olursan online katılırsın. Basın bildirisi ve seminer tarzındaki organizasyonlar yararlı olabilir. Bende bunlara ekleme yapmayı düşünüyorum. Siyasi kaygılardan sıyrılmış, isteyen sivil toplum örgütlerininde katılabileceği, Türkiye'deki önde gelen medya organlarına haber verilmiş bir konferans tarzında " internet okulu " organizasyonu yapabiliriz. Konusu da " İnternette ne yasaklanmalı ? Ne yasaklanmamalıdır? " Bununda asıl amacı yasaklayanları ve toplumu bilgilendirmektir. Eğer youtube'ta bir video kurallara uygun değilse sadece o videonun yasaklanabileceğini, tüm sitenin kapatmanın çözüm olmayacağını anlatmak. Medya kuruluşlarında ve haber bültenlerinde haberin çıkmasını sağladıktan sonra, basın bildirisi ve konferansın bildirisini başbakan ve cumhurbaşkanına yollayabiliriz. Hatta arkadaşlar amatör de olsa bir reklam filmi çekelim. Youtube'ta yayınlayamasak ta Kampanya yapalım tamam ama yaparken kendi ülkemizi kötüleyecek bişey de yapmamak lazım. Mesaj çok net, temiz, siyasi kaygılardan arınmış verilmeli. Karşı olduğumuz siyasi partiler, insanlar veya Türkiye Cumhuriyeti Yargısı değil, yasakçı zihniyet olmalıdır diye düşünüyorum. Arkadaşlar paylaşımlardan ötürü teşekkür eder, söylenen ve bilinen şeyleri söylediysem özür dilerim. Selamlar |
|
|
me 22 ay önce
ActivityRank: 2
konuyla alakalı bir aksiyon düşerse mutlak haberdar edin arkadaşlar. bülteni
taki pediyorum.
|
|
|
Burak Bayburtlu 22 ay önce
ActivityRank: 2
Bu organizasyonda bir gelişme oldu mu?
|
|
|
cagrikarahan 20 ay önce
ActivityRank: 2
Merhabalar Herkese, Italaya'da Milan Teknik Universitesi Web Tabanli Bilgisyar Muhendisligi Masterindan bu yaz mezun oluyorum. Oncelikle yeni uye oldugum icin butun folow-uplari okuyamadim, aksam eve gider gitmez hepsini okuyup daha detayli bi yazi yazmaya calsiacagim, Sadece emrenin yazisi dikkatimi cekti ve bi designer ihtiyac oldugunu gordum burada su an design masteri yapan bikac Turk arkadasim va r ve bu kampanyaya cani gonulden katilacaklarina eminim. Ben de ayni sekilde elimden geldigince destekcinizim. Belirtmek istedim. Milano'dan Selamlar |
Latest Activity
Top Contributors
Share



ActivityRank: 176
Bugun bir arkadasimin uyarisiyla, YouTube'e koydugum video'nun Turkiye'den malesef gorulemedigi haberini aldim.
Bu inanilmaz birsey. 1 degil 2 degil, resmen Orta Cag karanligina surukleniyoruz. Osmanli'da matbaa'ya izin verilmemesinden farkli degil bu.
Daha sonra Webrazzi'de ardi ardina sansur haberlerini de gordum. Wordpress'ten sonra Netlog gibi sitelere dahi sansur konuyor.
Bunun sonu yok; yakinda Cin'deki gibi butun video paylasim siteleri kapanir, Facebook kapanir o kapanir bu kapanir ve iyice dunyadan izole oluruz. Siz de bunlarin disaridan ne kadar kotu goruldugunu biliyorsunuz.
Neyse ki EksiSozluk'te buna bir tepki alinmis. Logoya siyah serit cekilmis.
Benim buradan demek istedigim su:
Biz web'den anlayan, bunun uzerinde calisan, buna kafa yoran bir kitleyiz. Bunlara sessiz kalamayiz. Biz kalirsak herkes kalir ve hicbir sey iyiye gitmez.
Var misiniz harekete gecmeye? Benim kafamda bir basin bildirisi ve izinli bir gosteri yapilmasi var. Web 2.0 ornegi crowdsourcing yaparak (BarCamp'te yaptigimiz gibi) cok iyi bir is cikartabiliriz.
Ayrica sahibi oldugunuz sitelerin logolarina siyah serit koyarak da bu eyleme ek bir katilim saglayabilirsiniz.
Ben buradan bu eylem, basin bildirisi icin elimden gelen destegi vermeye hazirim. Sizin de dusuncelerinizi bekliyorum. Dedigim gibi, biz sessiz kalirsak, herkes kalir. Burada siyasetten bahsetmiyoruz, uzerinde profesyonel olarak calistigimiz ve tutkuyla bagli oldugumuz bir alandan bahsediyoruz. Ve bu alan 21. yuzyilin matbaasi gibi aydinlatici birsey... Bunun karanliga suruklenmesine goz yummayalim.
P.S: bu konuda EksiSozluk'un olayi disinda bildiginiz kampanyalar, hareketler var mi?